<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anadolu Haber Bülteni &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.anadolubulteni.com/haberleri/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.anadolubulteni.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2010 10:21:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>KÖPEK SÜRÜSÜ (İSRAİL)  YARDIM GEMİSİNE SALDIRDI</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/31/kopek-surusu-israil-yardim-gemisine-saldirdi/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/31/kopek-surusu-israil-yardim-gemisine-saldirdi/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 10:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5216</guid>
		<description><![CDATA[Operasyonda 2 kişi öldü, 30 yaralı var ancak İsrail televizyonları en az 16 kişinin öldüğünü duyurdu.
Yardım gemileri dün Kıbrıs açıklarından yola çıktıklarında Gazze&#8217;de heyecanlı bekleyiş vardı. Gazze limanı Türk bayraklarıyla süslenmişti, teknelere İsrail tarafından öldürülen Filistinlilerin resminin bulunduğu balonlar da asılmıştı. Filistinliler yardım taşıyan filoyu dört gözle bekliyordu, bando bile son hazırlıklarını yapmıştı.
Ancak beklenen olmadı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Operasyonda 2 kişi öldü, 30 yaralı var ancak İsrail televizyonları en az 16 kişinin öldüğünü duyurdu.</p>
<p>Yardım gemileri dün Kıbrıs açıklarından yola çıktıklarında Gazze&#8217;de heyecanlı bekleyiş vardı. Gazze limanı Türk bayraklarıyla süslenmişti, teknelere İsrail tarafından öldürülen Filistinlilerin resminin bulunduğu balonlar da asılmıştı. Filistinliler yardım taşıyan filoyu dört gözle bekliyordu, bando bile son hazırlıklarını yapmıştı.</p>
<p>Ancak beklenen olmadı. İsrail gemileri yol boyunca sürekli taciz etti, daha önce gemilere el koyarak içindekileri gözaltına alacağını açıklamıştı fakat İsrail kimsenin beklemediğini yaptı. Gece saat 04.30&#8242;da İsrail ordusu yardım filosuna operasyon düzenledi.</p>
<p>İsrail sularına 70 mil açıkta gerçekleşen saldırıda askerler helikopterlerden gemilere indirme yaptı ve silah kullandı.</p>
<p>Televizyonlara yansıyan görüntülerde bir helikopterden bazı askerlerin ellerinde silahla iple sallanarak gemiye indiği ve geminin iç taraflarına geçtiği görüldü.</p>
<p>Askerler gerçek mermilerle ateş açtı, 2 kişi yaşamını, 30 kişi yaralandı. İsrail televizyonları ise operasyonda en az 10 kişinin öldüğünü duyurdu. Ardından gelen haberlerde ise ölü sayısının 16&#8242;ya çıktığı açıklandı.</p>
<p>İSRAİL TV&#8217;LERİ: GÖZALTINA ALINANLAR HAPSE ATILACAK</p>
<p>İsrail televizyon ve radyo yayınlarında ölü ve yaralı sayısına ilişkin, İsrail kaynaklarına dayalı bir bilgi verilmezken, hep yabancı kaynaklara atıfta bulunulması dikkati çekti, ayrıca gemiye İsrail helikopterlerinden komandoların indiğine ilişkin, Türk televizyonlarından aktarılan görüntüler ekranlara getirildi.</p>
<p>İsrail televizyon kanalları, yaralananların Aşkelon&#8217;daki hastaneye sevkedildiklerini belirtirken, operasyonda yaralı askerler de bulunduğunu, bunlardan ağır yaralı birinin de Hayfa&#8217;ya nakledildiğini duyurdular.</p>
<p>Bu arada Kanal 10 televizyonu, gözaltına alınanların bir kısmının cezaevlerine konulması için hazırlıklar yapıldığına bültenlerinde yer verdi.</p>
<p>Televizyon ayrıca, Gazze Şeridi&#8217;nden botların denize açılmasını önlemek için, Gazze kıyılarının da tümüyle abluka altına alındığını kaydetti.</p>
<p>Kanal 2 televizyonu, gemidekilerin daha önce söyledikleri gibi pasif bir direniş içinde olmadıklarını, askerlere bıçak ve çubuklarla saldırdıklarını da ifade etti.</p>
<p>İSRAİL HABERLERE YASAK KOYDU</p>
<p>İsrail televizyonları ve radyoları, Ankara ve İstanbul&#8217;da protesto için toplanan kalabalıkları ve Ankara&#8217;daki İsrail büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığı&#8217;na çağrıldığını da haberlerinde duyurdular. Bu arada, İsrail&#8217;den şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadığı dikkati çekti.</p>
<p>İsrail radyosu, askeri sansürün, İsrail&#8217;deki hastanelere nakledilen ölü ve yaralılarla ilgili her türlü bilginin yayınına yasak koyduğunu bildirdi.</p>
<p>Radyo, en az bir İsrail hastanesine yaralıların nakledildiğine ilişkin bilgi edindiklerini belirtti ve başka bilgi vermedi. Birçok hastaneye yaralı kabulüne hazırlanmaları talimatı verildi.</p>
<p>GEMİLERLE İRTİBAT KESİLDİ</p>
<p>Daha önce insani yardım filosundaki gemilerden sadece &#8221;Mavi Marmara&#8221; gemisiyle bağlantı kurulabilirken, şu an bu gemi ile de bir bağlantı kurulamıyor.</p>
<p>GEMİLERDE TÜRK MİLLETVEKİLİ DE VAR</p>
<p>Gemilerden birinde İsveç Meclisi&#8217;nde bulunan Türk Milletvekili Mehmet Kaplan da bulunuyor. Mehmet Kaplan&#8217;ın İsveç&#8217;te yaşayan ailesi ve yakınları, İsrail&#8217;in gemilere müdahale etmesinden sonra Kaplan ile telefon görüşmesi yapamadıklarını bildirdi.</p>
<p>Kaplan&#8217;ın, İsveç Çevre Partisi ile telefon görüşmesi yaparak İsrail askerlerinin gemilere müdahale etmeye başladığını ve gemilere girdiklerini haber verdiği öğrenildi.</p>
<p>Gazze&#8217;ye giden yardım filosundaki 6 gemiden 3&#8242;ünde insani yardım malzemesi, 3&#8242;ünde ise çeşitli ülkelerden yaklaşık 700 insani yardım gönüllüsü bulunuyor. Yardım gönüllüleri arasında 1976 Nobel Barış Ödülü sahibi Kuzey İrlandalı Mairead Corrigan Maguire, yaşlı bir soykırım tanığı, Avrupa ülkelerinden milletvekilleri ve gazeteciler de yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/31/kopek-surusu-israil-yardim-gemisine-saldirdi/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vakit, İHH Temsilcisi Şahin&#8217;i İsrail&#8217;e sordu</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/14/vakit-ihh-temsilcisi-sahini-israile-sordu/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/14/vakit-ihh-temsilcisi-sahini-israile-sordu/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 06:20:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5214</guid>
		<description><![CDATA[Vakit, İsrail&#8217;in üç haftadan beri göz altında tuttuğu İHH Batı Şeria Temsilcisi İzzet Şahin&#8217;i İsrailli makamlara sordu. “İsrail güvenlik güçleri, İHH Temsilcisi Türkiye vatandaşı İzzet Şahin&#8217;i İHH üyesi olmak suçundan tutukladı. Acaba İsrail İzzet Şahin&#8217;i de &#8216;terör&#8217; suçundan mı yargılayacak?” şeklindeki soruya İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Danışmanı bakın ne karşılık verdi:
MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA
Vakit, İsrail&#8217;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vakit, İsrail&#8217;in üç haftadan beri göz altında tuttuğu İHH Batı Şeria Temsilcisi İzzet Şahin&#8217;i İsrailli makamlara sordu. “İsrail güvenlik güçleri, İHH Temsilcisi Türkiye vatandaşı İzzet Şahin&#8217;i İHH üyesi olmak suçundan tutukladı. Acaba İsrail İzzet Şahin&#8217;i de &#8216;terör&#8217; suçundan mı yargılayacak?” şeklindeki soruya İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Danışmanı bakın ne karşılık verdi:<br />
MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA</p>
<p>Vakit, İsrail&#8217;in üç haftadan beri göz altında tuttuğu İHH İnsani Yardım Vakfı&#8217;nın Batı Şeria sorumlusu İzzet Şahin&#8217;i İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkilisine sordu. Londra&#8217;da ülkesi adına lobi çalışması yapan İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Danışmanı Daniel Taub, İsrail güvenlik kuvvetlerince tutuklanan İHH temsilcisi Şahin&#8217;in durumunun ne olduğu konusundaki Vakit&#8217;in sorusuna, Şahin&#8217;le ilgili bilgi sahibi olmadığını ancak bu durumu araştıracağını söyledi. </p>
<p>İSRAİL, İŞGAL İÇİN LOBİ FAALİYETİNE BAŞLADI<br />
Filistin topraklarındaki işgalini sürdüren İsrail, uluslararası toplumun tepkisini dindirmek için yoğun bir lobi çalışmasına başladı. İngiltere&#8217;de yeni hükümetin kurulmasıyla bu ülkeyi Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Danışmanı Daniel Taub&#8217;u gönderen İsrail, uluslararası platformda kendisini &#8216;terör kurbanı&#8217; şeklinde lanse etmeye hazırlanıyor. Taub&#8217;un İngiliz makamlarından, savaş suçu işlediği gerekçesiyle hakklarında tutuklama kararı çıkarılan İsrailli liderlerin bu ülkeye serbetçe gelebilmeleri için yasa değişikliğinin bir an önce gerçekleşmesini isteyeceği belirtiliyor. </p>
<p>BM VE İNSAN HAKLARI KURULUŞLARINA SALDIRDI<br />
Londra&#8217;da bir basın toplantısı düzenleyen İsrail Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Danışmanı Daniel Taub, Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşlarına saldırdı. BM ve insan hakları kuruluşlarının ülkesine karşı önyargılı olduğunu iddia eden Taub, bir yandan uluslararası hukukun gerekli olduğunu belirtirken, öte yandan uluslararası hukukun gözden geçirilmesini istedi. İnsan hakları kuruluşlarının uluslararası hukuku politize ettiğini öne süren Taub, İsrail-Filistin arasında bir barış olmamasının sebebini ise &#8216;radikal&#8217; diye tanımladığı gruplara yükledi. </p>
<p>İHH TEMSİLCİSİ İZZET ŞAHİN<br />
Öte yandan Vakit Gazetesi, İHH İnsani Yardım Vakfı Batı Şeria Temsilcisi İzzet Şahin&#8217;in İsrail tarafından tutuklanmasını Taub&#8217;a sordu. “İsrail güvenlik güçleri, İHH Temsilcisi Türkiye vatandaşı İzzet Şahin&#8217;i İHH üyesi olmak suçundan tutukladı. Acaba İsrail İzzet Şahin&#8217;i de &#8216;terör&#8217; suçundan mı yargılayacak?” şeklindeki sorumuza Taub, Şahin&#8217;le ilgili bilgi sahibi olmadığını ancak bu konuyu araştıracağını söyledi. Şahin&#8217;in ismini alan Taub, İsrail&#8217;de tutuklanan herkesin mevcut kanunlarca yargılandığını ve bu kanunların çoğunun İngiliz mandası döneminden kaldığını da öne sürdü. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/14/vakit-ihh-temsilcisi-sahini-israile-sordu/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görüntülere inanamayacaksınız</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/05/goruntulere-inanamayacaksiniz/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/05/goruntulere-inanamayacaksiniz/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 12:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5211</guid>
		<description><![CDATA[Başörtülülerin alınmadığı TSK&#8217;nın bünyesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;na bağlı olarak eğitim öğretimine devam eden Deniz Harp Okulu&#8217;nda skandal üstüne skandal.
http://habervaktim.com/videoizle.php?id=826
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başörtülülerin alınmadığı TSK&#8217;nın bünyesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı&#8217;na bağlı olarak eğitim öğretimine devam eden Deniz Harp Okulu&#8217;nda skandal üstüne skandal.<br />
<a href="http://habervaktim.com/videoizle.php?id=826">http://habervaktim.com/videoizle.php?id=826</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/05/05/goruntulere-inanamayacaksiniz/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanı&#8217;ndan şok açıklama!</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/04/02/adalet-bakanindan-sok-aciklama/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/04/02/adalet-bakanindan-sok-aciklama/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 09:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5209</guid>
		<description><![CDATA[Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan 34 sanığın çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü açıkladı. Sadullah Ergin&#8217;in verdiği bilgilere göre Ergenekon sanıkları tutuklandıktan sonra hastane hastane dolaşmışlar ve birçok sanık, mahkûm koğuşu olmadığı gerekçesiyle hastanelerde tek kişilik odalarda bulunuyor!
KENAN KIRAN&#8217;IN HABERİ&#8230;
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan 34 sanığın çeşitli hastanelerde tedavi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan 34 sanığın çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü açıkladı. Sadullah Ergin&#8217;in verdiği bilgilere göre Ergenekon sanıkları tutuklandıktan sonra hastane hastane dolaşmışlar ve birçok sanık, mahkûm koğuşu olmadığı gerekçesiyle hastanelerde tek kişilik odalarda bulunuyor!<br />
KENAN KIRAN&#8217;IN HABERİ&#8230;</p>
<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan 34 sanığın çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü açıkladı.</p>
<p>BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır&#8217;ın soru önergesine cevap veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusu içerinde yargılamaları devam eden tutuklu sanıklardan 34&#8217;sinin tutuklama kararı verilmesinin ardından çeşitli hastaneler ve sağlık kuruluşlarına sevk edildiğini söyledi.</p>
<p>Sadullah Ergin, hastaneye sevkedilen 32 tutuklu hakkında da detaylı bilgi verdi. Birçok sanık, mahkûm koğuşu olmadığı gerekçesiyle hastanelerde tek kişilik odalarda bulunuyor.</p>
<p>Sadullah Ergin, Ergenekon sanıklarının tutuklandıktan sonra tedavi süreçlerini şöyle açıkladı:.</p>
<p>PROF. DR. FATİH HİLMİOĞLU HASTANE HASTANE DOLAŞMIŞ!<br />
Fatih Hilmioğlu&#8217;nun 3 Haziran 2009 tarihinden itibaren Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nde tedavi gördüğü; 22 Haziran 2009 tarihinden itibaren de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nde yatılı olarak tedavi gördüğü;</p>
<p>Fatih Hilmioğlu&#8217;nun, Silivri Devlet Hastanesi&#8217;nden Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;ne, buradan Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;ne son olarak da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın 22 Haziran 2009 tarihli yazısına istinaden aynı tarihte, daha önce konsültasyonu yapılan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; bu hastanenin İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Servisi&#8217;nde tedavi gördüğü; anılan serviste mahkum koğuşunun olmaması sebebiyle jandarma ve infaz koruma memuru nezaretinde tek kişilik odada kaldığı; bu durumun İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nin 12 Kasım 2009 tarihli yazısıyla Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü&#8217;ne bildirildiği;</p>
<p>LEVENT ERSÖZ DE YATILI OLARAK TEDAVİ GÖRÜYOR<br />
Levent Ersöz&#8217;ün, 10 Şubat 2009 tarihinden itibaren çeşitli tarihlerde Silivri Devlet Hastanesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, GATA ve İstanbul Fizik ve Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Hastanesi&#8217;nde yatılı olarak tedavi gördüğü; 25 Ağustos 2009 tarihinden itibaren de İstanbul Tıp Fakültesi&#8217;nin ilgili birimlerinde yatılı olarak tedavisine devam edildiği; tedavinin yapıldığı İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Servisi&#8217;nde mahkûm koğuşunun bulunmadığının 12 Kasım 2009 tarihli yazıyla Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü&#8217;ne bildirmesi üzerine, Levent Ersöz&#8217;ün tedavi gördüğü servisin üçüncü katında korunaklı bir odaya demir parmaklık yapıldığı ve güvenliğinin jandarma ve infaz koruma memurları tarafından sağlandığı;</p>
<p>PROF. DR. MEHMET HABERAL 1 GÜN BİLE SİLİVRİ&#8217;YE GİTMEMİŞ<br />
Mehmet Haberal&#8217;ın, 17 Nisan 2009 tarihinde rahatsızlanması sonucu kurum tabipliğince muayenesinin yapıldığı ve acil olarak Bayrampaşa Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; bu hastaneden İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü&#8217;ne sevkinin yapıldığı ve tedavisine İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü&#8217;nde mahkûm koğuşu olmaması nedeniyle, adı geçenin korunaklı bir odada jandarma ve infaz koruma memurlarınca sağlandığı;</p>
<p>EMEKLİ ALBAY ARİF DOĞAN HASTANEDEN TAHLİYE EDİLDİ<br />
Arif Doğan&#8217;ın, Kartal Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi ve Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde tedavi gördüğü; Silivri Devlet Hastanesi&#8217;nin 5 Mart 2009 tarihli sağlık kurulu raporuyla Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği, hastanede yatılı tedavisine devam edilirken, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin 21 Mayıs 2009 tarihli yazısına istinaden İstanbul Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi&#8217;ne sevk edildiği; İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin 16 Temmuz 2009 tarihli tahliye müzekkeresine istinaden tahliye edildiği;</p>
<p>EMEKLİ ALBAY HASAN ATİLLA UĞUR GATA&#8217;DAN CEZAEVİNE!<br />
Hasan Atilla Uğur&#8217;un, 20 Şubat 2009 tarihinde Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi&#8217;nde, 26 Şubat 2009 tarihinde Siyami Ersek Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi&#8217;nde yatarak tedavi gördüğü; 5 Mart 2009 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi&#8217;ne tedavi için gittiği; buradan da GATA Eğitim Araştırma Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; 28 Temmuz 2009 tarihinde taburcu olduğu ve ceza infaz kurumunca teslim alındığı;</p>
<p>EMEKLİ ORGENERAL HURŞİT TOLON GATA&#8217;DAYKEN TAHLİYE EDİLDİ<br />
Ahmet Hurşit Tolon&#8217;un İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin kararına istinaden Adli Tıp Kurumu&#8217;na sevk edildiği; Adli Tıp Kurumu&#8217;ndan istenilen tetkikler nedeniyle Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; yapılan tetkikler sonucu, Adli Tıp Kurumu&#8217;nca Hurşit Tolon&#8217;un üç ay hastanede tedavi görmesi ve gözlem altında bulundurulmasının istendiği; tutuklunun daha sonra GATA Eğitim Araştırma Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği, bu hastanede tedavi görmekte iken 6 Şubat 2009 tarihinde tahliye olması sebebiyle ceza infaz kurumundan salıverildiği;</p>
<p>PROF. DR. YURTKURAN HASTANEDEN TAHLİYE!<br />
Mustafa Abbas Yurtkuran&#8217;ın Silivri Devlet Hastanesi&#8217;nin 10 Haziran 2009 tarihli sağlık kurulu kararına istinaden 12 Haziran 2009 tarihinde Haseki Eğitim Araştırma Hastanesi&#8217;ne yatışının yapıldığı; 13 Haziran 2009 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Bölümü&#8217;ne sevk edildiği; 22 Haziran 2009 tarihinde de Siyami Ersek Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi&#8217;ne sevk edilerek yatışının yapıldığı; 24 Haziran 2009 tarihinde ilgili mahkemesince tahliye edildiği;</p>
<p>PROF. DR. MANİSALI TAHLİYE EDİLDİ<br />
Erol Manisalı&#8217;nın 13 Mayıs 2009 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi&#8217;nin sağlık kurulu kararına istinaden Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;ne yatırılarak tedavisine devam edildiği; tedavisi devam ederken İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin 4 Haziran 2009 tarihli kararıyla tahliye edildiği;</p>
<p>VELİ KÜÇÜK&#8217;ÜN TEDAVİSİ SÜRÜYOR<br />
Veli Küçük&#8217;ün, 19 Şubat 2009 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi&#8217;ne GİS kanama şikayeti ile gönderildiği; Silivri Devlet Hastanesi&#8217;nin Veli Küçük&#8217;ü Bakırköy Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk etmesi üzerine 26 Şubat 2009 tarihinde Bakırköy Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk işlemlerinin yapıldığı; aynı tarihte rahatsızlığı sebebiyle anılan hastaneye yatışının yapıldığı; tedavi sonrası 4 Mart 2009 tarihinde takibiyle ilgili olarak 29 Temmuz 2009 tarihinde Bakırköy Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği ve aynı gün yatışının yapıldığı, tetkik ve tedavi sonrası 31 Temmuz 2009 tarihinde taburcu edilmesi üzerine yeniden ceza infaz kurumunca teslim alındığı;</p>
<p>ERKUT ERSOY CEZAEVİNDE<br />
Erkut Ersoy&#8217;un, 16 Ağustos 2009 tarihinde rahatsızlığı sebebiyle acil olarak Silivri Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; bu hastaneden sulcid teşebbüsü tanısıyla Bakırköy Devlet Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği ve 17 Ağustos 2009 tarihinde bu hastaneye yatışının yapıldığı, yapılan tedavi sonrası 9 Eylül 2009 tarihinde taburcu olması sonucu ceza infaz kurumunca teslim alındığı;</p>
<p>ALPARSLAN ARSLAN TABURCU EDİLDİ<br />
Alparslan Arslan&#8217;ın; 25 Ağustos 2009 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi psikiyatri servisine sevk edildiği; burada düzenlenen sağlık kurulu raporuyla Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi&#8217;ne sevk edildiği; anılan kişiye simulasyon (temaruz) tanısı konulup, tedavi önerilerek taburcu edildiği;</p>
<p>HASTANEDE TEDAVİ EDİLENLER<br />
Selim Akkurt, Erkut Ersoy, Hayrettin Ertekin, Durmuş Ali Özoğlu, Mustafa Özbek, Muhammet Yüce, Fahri Kepek, İbrahim Şahin, Kemal Aydın, Emin Gürses, Hüseyin Görüm, İbrahim Özcan, Habip Ümit Sayın, Ergun Poyraz, Mehmet Dalagan, Murat Çavdar, İsmail Sağır, Sevgi Erenerol, Fatma Cengiz ve Tekin İrşi&#8217;nin değişik tarihlerde, Silivri Devlet Hastanesi; Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastaneleri sevk edildiği ve ayakta tedavilerinin yapılarak aynı gün kuruma iade edildikleri; Hasan Ataman Yıldırım, Levent Bektaş, Serdar Öztürk, Mustafa Levent Göktaş ve Muhammet Yüce&#8217;nin değişik zamanlarda hastanelere sevk edildikleri, ayakta tedavi sonucu aynı gün kuruma iade edildikleri…”</p>
<p>VAKİT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/04/02/adalet-bakanindan-sok-aciklama/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;yi bu adam mı temsil edecek?</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/turkiyeyi-bu-adam-mi-temsil-edecek/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/turkiyeyi-bu-adam-mi-temsil-edecek/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 09:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5207</guid>
		<description><![CDATA[Kerem Kara&#8217;nın haberi&#8230;
Fransa&#8217;nın başkenti Paris&#8217;te bugün açılacak olan “Salon Du Livre”, ‘Paris Kitap Fuarı&#8217; tam anlamıyla bir skandalla start alacak. Dünyanın dört bir yanından yazarların, şairlerin gideceği ve imza günü ile söyleşilerin yapılacağı ‘uluslararası&#8217; nitelikte olan fuarda, Türkiye&#8217;yi İslam&#8217;a hakaret eden ve eşcinsel olduğunu yazılarında belirten Nedim Gürsel&#8217;n temsil edeceği ortaya çıktı. 26-31 Mart tarihleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kerem Kara&#8217;nın haberi&#8230;</p>
<p>Fransa&#8217;nın başkenti Paris&#8217;te bugün açılacak olan “Salon Du Livre”, ‘Paris Kitap Fuarı&#8217; tam anlamıyla bir skandalla start alacak. Dünyanın dört bir yanından yazarların, şairlerin gideceği ve imza günü ile söyleşilerin yapılacağı ‘uluslararası&#8217; nitelikte olan fuarda, Türkiye&#8217;yi İslam&#8217;a hakaret eden ve eşcinsel olduğunu yazılarında belirten Nedim Gürsel&#8217;n temsil edeceği ortaya çıktı. 26-31 Mart tarihleri arasında açık olacak olan fuara 25 ülkeden 100 yayıncının katılacağı öğrenildi. Fuarın 30. yılına denk gelen bu senede, 30 yabancı, 60 Fransız söyleşilerle imza günlerine katılarak okuyucularla bir araya gelecek. Ülkeleri temsil edecek olan 30 yabancı isim arasında Türkiye&#8217;den Nedim Gürsel bulunuyor. Üstelik bu fuara katılımın organizesini Kültür ve Turizm Bakanlığı yapıyor. Dinimize, mukaddesata hakaret eden, eşcinsel olduğunu kendi yazdığı kitabında söyleyen bir insanın Türkiye&#8217;yi temsil etmesinin büyük tepki toplaması bekleniyor.</p>
<p>GÜRSEL&#8217;İN DOSYASI KABARIK<br />
Kaleme aldığı ‘Allah&#8217;ın Kızları&#8217; adlı kitaptaki ‘dine hakaret içeren ifadelerden dolayı&#8217; dava açılan Nedim Gürsel hakkında daha önceki yazılarında ‘Halkın ar ve haya duygularını incitici veya cinsî arzuları tahrik ve istismar edici&#8217; ifadeler kullandığı için 7.5 yıl hapis talep edilmişti. Nedim Gürsel hakkında ‘dinî değerlere hakaret ve aşağılama, insanları kin ve düşmanlığa tahrik&#8217; suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. Gürsel&#8217;in ‘Allah&#8217;ın Kızları&#8217; isimli kitabı hakkında Şişli Cumhuriyet Savcılığı&#8217;na başvuruda bulunarak şikayetçi olan inşaat mühendisi Ali Emre Bukağılı, kitabın dağıtımının yasaklanmasını, toplatılmasını ve TCK 216. maddenin 1. ve 3. fıkralarına göre cezalandırılmasını istemişti. Bukağılı, 8 sayfalık şikayet dilekçesinde, kitapta suç teşkil eden Allah, Peygamber, kutsal kitap ve dinimizce kutsal sayılan değerler hakkında hakaret ve alay içeren bazı ifadelere yer vermişti. Bukağılı, dilekçesinde şu ifadelere dikkat çekmişti: “&#8230; Muhammed, Hatice&#8217;yle evlendikten sonra zengin oldu, ama adam olamamıştı” (sf. 164), “Allah&#8217;ın başka işi yok muydu” (sf. 165), “Kutsal kitabın kargacık harfleri” (sf. 71) “Donsuz İbrahim” (sf. 22), “Muhammed&#8217;e bir cin musallat olmuş, onu ele geçirip kölesi yapmıştı” (sf. 147)” Gürsel, hakkında açılan davadan daha sonra beraat etmişti.</p>
<p>VAKİT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/turkiyeyi-bu-adam-mi-temsil-edecek/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu kadar olmaz dedirten ikiyüzlülük!</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/bu-kadar-olmaz-dedirten-ikiyuzluluk/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/bu-kadar-olmaz-dedirten-ikiyuzluluk/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 09:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5205</guid>
		<description><![CDATA[Hürriyet gazetesi, Yahudi ibadetlerine gösterdiği hoşgörüyü namaz kılan Müslümanlara göstermiyor. Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali salonunda Yahudi yolcuların ayin yapmasına hoşgörü gösteren Hürriyet gazetesi, Atatürk Havalimanı apronunda bir pilotun namaz kılmasını eleştirmişti.
YAHUDİ AYİNİNE HOŞGÖRÜ
Hürriyet gazetesinde 25 Mart 2010 tarihli Murat Çakır imzalı “Yahudiler ayin yaptı Umreciler izledi” başlıklı haberde şöyle denildi: “Türk Hava Yolları&#8217;nın Medine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hürriyet gazetesi, Yahudi ibadetlerine gösterdiği hoşgörüyü namaz kılan Müslümanlara göstermiyor. Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali salonunda Yahudi yolcuların ayin yapmasına hoşgörü gösteren Hürriyet gazetesi, Atatürk Havalimanı apronunda bir pilotun namaz kılmasını eleştirmişti.</p>
<p>YAHUDİ AYİNİNE HOŞGÖRÜ<br />
Hürriyet gazetesinde 25 Mart 2010 tarihli Murat Çakır imzalı “Yahudiler ayin yaptı Umreciler izledi” başlıklı haberde şöyle denildi: “Türk Hava Yolları&#8217;nın Medine ve Tel Aviv uçaklarının yolcuları, dün 12:25&#8242;te 214 ve 215 numaralı kapılardan uçağa alındı. Böylece Umreciler ile bir grup Yahudi bir arada bekledi. Aktarmalı olarak geldikleri İstanbul&#8217;dan İsrail&#8217;e gidecek olan Yahudi kafilesi, ayin yapmaya başlayınca, umreciler meraklı gözlerle ayini takip etti. Ayini yöneten Baruch Edery&#8217;nin elini sıkan Recep Yüksel adlı vatandaş, ‘İnsanlar kendi dinlerini yaşıyorlar. Hoş karşılamak, hoşgörülü olmak lazım. Ama Müslümanları da hoş görmek lazım&#8217; dedi.”</p>
<p>NAMAZ KILAN PİLOTA ELEŞTİRİ<br />
Hürriyet gazetesinde 16 Ocak 2007 tarihinde Faik Kaptan imzalı “Süleymaniye seferinde İstanbul namazı” haberde ise şöyle denilmişti: “Deve kesilmesiyle gündemden düşmeyen Atatürk Havalimanı apronu, bu kez de Süleymaniye&#8217;den İstanbul&#8217;a gelen Azmar Havayolları uçağının pilotunun namazına sahne oldu. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü&#8217;nün izniyle 7 aydır Irak&#8217;ın Süleymaniye Kenti&#8217;nden haftada bir kez İstanbul&#8217;a sefer düzenleyen Azmar Airlines&#8217;a ait JIB 657 sefer sayılı uçak dün saat 13.00&#8242;te Atatürk Havalimanı&#8217;na indi. Yolcularını indirip, Süleymaniye&#8217;ye gidecek yolcuları almak üzere bekleyen uçağın pilotları, aprona seccade açıp namaz kılmaya başladılar. Namaz kılan 3 kişi arasında yer alan baş pilot, ülkelerinden uzakta oldukları için sadece 2 rekat “Seferi Namazı” kıldıklarını söyledi. Atatürk Havalimanı&#8217;ndan sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Vedat Müftüoğlu, ‘Bu kural dışı bir olaydır&#8217; derken Pilotlar Derneği TALPA&#8217;nın Başkanı Tuna Gürel ‘Böyle bir şeyi ilk defa duydum. Hayret&#8217; diye konuştu.”</p>
<p>VAKİT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/bu-kadar-olmaz-dedirten-ikiyuzluluk/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TRT en çok MHP döneminde kadrolaştı</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/trt-en-cok-mhp-doneminde-kadrolasti/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/trt-en-cok-mhp-doneminde-kadrolasti/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 08:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[TRT Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5202</guid>
		<description><![CDATA[Rakamlar, Genel Müdür İbrahim Şahin döneminde TRT&#8217;de kadrolaşma yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu ortaya koyuyor. Bu dönemde alınan personelin farklı kurumlardan gelmesi dikkat çekiyor
TRT&#8217;de İbrahim Şahin&#8217;in Genel Müdürlüğü döneminde kadrolaşmanın arttığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. TRT&#8217;de en yoğun kadrolaşma, 2 bin 702 personel alımıyla halen MHP Milletvekili olan Tunca Toskay zamanında yaşandı.
Toskay&#8217;ı, 2 bin 362 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rakamlar, Genel Müdür İbrahim Şahin döneminde TRT&#8217;de kadrolaşma yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu ortaya koyuyor. Bu dönemde alınan personelin farklı kurumlardan gelmesi dikkat çekiyor</p>
<p>TRT&#8217;de İbrahim Şahin&#8217;in Genel Müdürlüğü döneminde kadrolaşmanın arttığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. TRT&#8217;de en yoğun kadrolaşma, 2 bin 702 personel alımıyla halen MHP Milletvekili olan Tunca Toskay zamanında yaşandı.</p>
<p>Toskay&#8217;ı, 2 bin 362 kadro sayısıyla Yücel Yener izledi. TRT&#8217;de çok kısa süre kalan genel müdürler bile çok sayıda personele kadrolarında yer verirken, 3 yıllık uzun görev süresiyle TRT tarihinde en uzun görev yapan genel müdürler arasında yer alan İbrahim Şahin&#8217;in kuruma aldığı toplam personel sayısı 440 oldu. Şahin, geçmiş dönemdeki genel müdürlerin sözleşmeli olarak aldıkları 120 personeli de mağduriyetlerini gidermek üzere kadroya aldı. Böylelikle Şahin&#8217;in TRT kurumuna toplam aldığı personel sayısı 560 oldu. İbrahim Şahin, TRT olarak en çok Doğan Grubu çalışanlarından transfer yaptıklarını açıkladı.</p>
<p>KANAL ARTTI, PERSONEL AYNI<br />
Genel Müdürlüğe İbrahim Şahin&#8217;in atanmasının ardından TRT&#8217;de personel alımları sık sık eleştiri konusu edildi. Şahin&#8217;in TRT&#8217;de kadrolaşma yaptığı ileri sürüldü. Bu iddialar, TRT&#8217;den gerçeği yansıtmadığına yönelik çok sayıda yanıt gelmesine rağmen devam etti. TRT Genel Müdürü Şahin, iddialarla ilgili olarak ayrıntılı açıklamalar yapmıştı. Geçmişte özel sektör medya kuruluşlarıyla rekabet edemeyen TRT&#8217;nin bugün medya tekelleri karşısında en büyük güç olduğunu, kuruma çok sayıda yeni televizyon ve radyo kanalı kazandırdıklarını anımsatan Şahin, buna karşın TRT&#8217;de göreve başladığında çalışan personel sayısıyla bugün çalışan personel sayısının aynı olduğunu, personel alımlarını emekli olan kişilerin yerine yaptıklarını ifade etmişti.</p>
<p>ATAMADA KPSS STANDARDI<br />
Şahin, personel alımlarında siyasi görüşe önem verildiği iddialarına da, “Rakamlar açık. En çok transferi Doğan Grubu&#8217;ndan yapmışız” sözleriyle yanıt vermişti. İbrahim Şahin, ilk kez eşit şartlarda ve sınavla personel alımı standardını da getirerek KPSS sistemine geçti. Personel alımının büyük kısmını KPSS ile yaptıklarını da belirten Şahin, “Bilgisayarın gönderdiği gençlerle mi kadrolaşacağız” diye sormuştu.</p>
<p>TUNCA TOSKAY LİDER!</p>
<p>TRT&#8217;de 1980&#8242;li yıllardan bugüne genel müdürlerin dönemlerinde kuruma aldıkları personel sayıları şöyle:</p>
<p>• Doğan Kasaroğlu: 600</p>
<p>• Tunca Toskay: 2 bin 702</p>
<p>• Kerim Aydın Erdem: 887</p>
<p>• Tayfun Akgüner: 363</p>
<p>• Yücel Yener: 2 bin 362</p>
<p>• Şenol Demiröz: 17</p>
<p>• İbrahim Şahin: 560</p>
<p>Medya Derneği&#8217;nden CHP&#8217;li Köktürk&#8217;e Şahin tepkisi<br />
Medya Derneği&#8217;nden CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk&#8217;ün açıklamalarına tepki geldi. Köktürk&#8217;ün, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve dernek hakkındaki iddialarının eleştirildiği açıklamada şöyle denildi: “Köktürk&#8217;ün derneğimiz ve üyelerimiz hakkındaki iddia ve yakıştırmalarını esefle karşılıyoruz. Önyargılı, ayrımcı ve kamplaştırıcı bir tavırla, medya meslek örgütlerini siyasi tercih yaftasıyla hedef alan bu yaklaşım kabul edilemez. Türkiye&#8217;nin saygın ve geniş kitlelere hitap eden yayın organlarıyla birlikte kamu yayıncılığının öncü kurumu üyemiz TRT&#8217;yi karalama amacı taşıyan bu yaklaşım, basın özgürlüğü ve sivil toplum hakları bağlamında üzüntü vericidir. Kamu/özel bütün medya kuruluşlarının ve yöneticilerinin herhangi bir mesleki sivil toplum faaliyetinden dolayı suçlanması çağdaş demokratik toplumlarda örneği görülen bir davranış değildir. Sayın milletvekiline bu tavrını gözden geçirmesi çağrısında bulunuyoruz.” </p>
<p>KAYNAK: HABERVAKTİM.COM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/26/trt-en-cok-mhp-doneminde-kadrolasti/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milliyet yazarından inanılmaz hakaret!</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/22/milliyet-yazarindan-inanilmaz-hakaret/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/22/milliyet-yazarindan-inanilmaz-hakaret/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 19:35:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5200</guid>
		<description><![CDATA[  Genel seçimler öncesi &#8221; Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir olur mu? Göbeğini kaşıyan adam, Bidon kafalılar&#8221; tabirleriye millete yapılan hakaretler hafızalara kazınmıştı. Anayasa değişikliği sebebiyle referandumun ufukta gözükmesiyle birlikte millete hakarete varan ilk ifadeye Milliyet yazarı Mehmet Tezkan imza attı.
Yakın zamanda Vatan Gazetesi&#8217;nden Milliyet&#8217;e transfer Mehmet Tezkan&#8217;ın bugünkü yazısının konusu yapılması düşünülen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.habervaktim.com/resim/resim113240_2.jpg" class="alignleft" width="240" height="240" />  Genel seçimler öncesi &#8221; Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir olur mu? Göbeğini kaşıyan adam, Bidon kafalılar&#8221; tabirleriye millete yapılan hakaretler hafızalara kazınmıştı. Anayasa değişikliği sebebiyle referandumun ufukta gözükmesiyle birlikte millete hakarete varan ilk ifadeye Milliyet yazarı Mehmet Tezkan imza attı.</p>
<p>Yakın zamanda Vatan Gazetesi&#8217;nden Milliyet&#8217;e transfer Mehmet Tezkan&#8217;ın bugünkü yazısının konusu yapılması düşünülen Anayasa değişikliğiydi. </p>
<p>Anayasa değişikliğine karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Tezkan, yazısında değişikliğin referanduma götürülmesinin sakıncalarını anlatıyor. İlla götürülecekse de nasıl götürlmesi gerektiğini kendince izah ediyor. Tezkan, yazısının son bölümünde (parantez içine aldığı cümlede) halkımız için öyle bir tez ortaya atıyor ki okuyanlar gözlerine inanmakta zorluk çekiyor. </p>
<p>İŞTE O YAZI:</p>
<p>REFERANDUM SINAVI..</p>
<p>Cuma günü anayasa değişikliği çorba gibi olmasın, her maddeyi kazana atıp önümüze koymayın dedim.. Aşureye çevirmeyin!..</p>
<p>Referandum şartsa değiştirilen maddelere ayrı ayrı oy atalım.. Bizi tümünü ‘evet&#8217;e, tümünü ‘hayır&#8217;a mecbur bırakmayın dedim..</p>
<p>Hüsnükabul gördü.. Yazılmaya, çizilmeye, konuşulmaya, tartışılmaya başlandı..</p>
<p>* * *</p>
<p>AKP iktidarı değişiklik paketine son şeklini verdi.. Bugün resmen görücüye çıkacak.. Anayasada nasıl bir değişiklik istediklerini resmen göreceğiz..</p>
<p>Bir başka şey daha göreceğiz.. AKP&#8217;nin referandum denen mekanizmaya nasıl baktığı ortaya çıkacak..</p>
<p>Referanduma demokratik bir platform olarak mı bakıyorlar, yoksa hedefe ulaşmak için aracı kurum olarak mı görüyorlar..</p>
<p>Belli olacak..</p>
<p>Anayasa maddelerini tek tek oylatırlarsa gerçekten ‘millet&#8217;e sormuş olacaklar.. Külliyen oylatırlarsa ‘millet&#8217;e sormuş gibi yapacaklar..<br />
Tümünü önümüze koyarlarsa 1982&#8242;de askeri yönetimin yaptığı ‘sözde anayasa referandumu&#8217;ndan farkı kalmaz..</p>
<p>82&#8242;nin başka bir versiyonu olur..</p>
<p>Küçük çaplısı..</p>
<p>* * *</p>
<p>1982&#8242;deki havuç, demokrasiye dönme vaadiydi.. Anayasaya ‘evet&#8217; çıktığı için siyaset kanalı açıldı.. ‘Hayır&#8217; çıksa ne olacağı meçhuldü!..</p>
<p>Bugün durum farklı..</p>
<p>Sivil otorite anayasa değişikliği için referanduma gitmek istiyor..<br />
O zaman.. 1982 mantığı ile olmamalı..</p>
<p>Hayır çıksa da..</p>
<p>Evet çıksa da rejim açısından tehlikeli bir durum yok..</p>
<p>Bırakın, kim ne düşünüyorsa özgürce oy versin.. İpotek olmasın, ‘havuç&#8217; mantığı işlemesin..</p>
<p>Madem halk en iyisini bilir diyorsunuz..</p>
<p>(Ben anayasa gibi temel metinlerin referanduma götürülmesine karşıyım.. Bilimsel çalışma gerektirir, halkı aşar, halk doğrusunu bulamaz, bilemez..)</p>
<p>Gerçekten sorun o zaman..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/22/milliyet-yazarindan-inanilmaz-hakaret/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Ersin&#8217;e akıl verdi: Basını mahkemeye ver</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/5197/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/5197/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 09:09:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5197</guid>
		<description><![CDATA[ CHP Muş İl Kongresi&#8217;nin ardından gazetecilerinin görüşmeye ilişkin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, Ersin&#8217;in Munzur&#8217;a para teklif ettiği yönündeki iddiaların ispatlanmasını istedi. Kılıçdaroğlu, &#8220;Benim bildiğim kadarıyla bazı medya mensuplarının iddia ettiği gibi 80 bin doları falan yok. Mütevazı bir hayatı var.&#8221; dedi. Ahmet Ersin&#8217;e yargı yolunu gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, &#8220;Sayın Ersin sıradan bir milletvekili değildir. O, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://medya.zaman.com.tr/2010/03/15/kilicdaroglu.jpg" class="alignnone" width="200" height="160" /> CHP Muş İl Kongresi&#8217;nin ardından gazetecilerinin görüşmeye ilişkin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, Ersin&#8217;in Munzur&#8217;a para teklif ettiği yönündeki iddiaların ispatlanmasını istedi. Kılıçdaroğlu, &#8220;Benim bildiğim kadarıyla bazı medya mensuplarının iddia ettiği gibi 80 bin doları falan yok. Mütevazı bir hayatı var.&#8221; dedi. Ahmet Ersin&#8217;e yargı yolunu gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, &#8220;Sayın Ersin sıradan bir milletvekili değildir. O, İnsan Hakları Komisyonu üyesi. Ne yapacak? İnsan hakları ile ilgilenmeyecek mi? Ben Ersin&#8217;in yerinde olsam &#8216;80 bin dolar falan para ödedi&#8217; diyen basını kesinlikle mahkemeye veririm. İspat etmeleri gerekir.&#8221; diye konuştu. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu, Varto&#8217;da esnafı gezerken bir grup tarafından protesto edildi. Yuhalamaya tepki gösteren il yönetimine &#8220;Sakin olun, bunlar siyasetin gereklilikleridir.&#8221; dedi. CHP&#8217;li vekil, Varto Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Varto Cemevi&#8217;ndeki halk toplantısında da protestoyla karşılaştı. ZAMAN </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/5197/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Danıştay saldırısının ardından kim ne demişti?</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/danistay-saldirisinin-ardindan-kim-ne-demisti/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/danistay-saldirisinin-ardindan-kim-ne-demisti/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 09:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=5194</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Necdet Sezer: Laik Cumhuriyet&#8217;e saldırıldı 
Dönemin cumhurbaşkanı Sezer&#8217;e göre saldırı rejim karşıtlarının işiydi. Sezer, saldırının ardından yaptığı açıklamada &#8220;Bu, aslında laik Cumhuriyet&#8217;e yapılan bir saldırıdır. Cumhuriyet tarihine bir kara leke olarak yazılacaktır. Bu saldırıya neden olanlar, davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler. Türkiye, laik, demokratik bir Cumhuriyet&#8217;tir. Laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak, içini boşaltıp devlet rejimini yıkmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet Necdet Sezer: Laik Cumhuriyet&#8217;e saldırıldı </p>
<p>Dönemin cumhurbaşkanı Sezer&#8217;e göre saldırı rejim karşıtlarının işiydi. Sezer, saldırının ardından yaptığı açıklamada &#8220;Bu, aslında laik Cumhuriyet&#8217;e yapılan bir saldırıdır. Cumhuriyet tarihine bir kara leke olarak yazılacaktır. Bu saldırıya neden olanlar, davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler. Türkiye, laik, demokratik bir Cumhuriyet&#8217;tir. Laikliği çeşitli biçimlerde yorumlayarak, içini boşaltıp devlet rejimini yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.&#8221; dedi. </p>
<p>Deniz Baykal: Siyasete kan bulaştı </p>
<p>Olayın hemen ardından Danıştay binasının önüne gelen CHP lideri Deniz Baykal, gerilimi tırmandırıcı açıklamalarda bulundu: &#8220;Bu saldırının hedefinde Danıştay vardır, Anayasa vardır. Türkiye&#8217;nin nereye sürüklenmekte olduğunu hâlâ görmeyenlere umarım bir uyarı olur. Türkiye çok tehlikeli bir noktaya sürüklenmektedir. Tür-kiye&#8217;de siyasete kan bulaşmıştır. Cumhuriyet&#8217;in temel ilkelerini kemirmeye çalışmak, huzuru bozar.&#8221; </p>
<p>Tansel Çölaşan: &#8216;Allahü ekber&#8217; diyerek ateş etti </p>
<p>Dönemin Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan, saldırganın &#8216;Allah&#8217;ın askeriyim, Allahü ekber&#8217; diyerek ateş ettiğini söylemişti. Ancak gazeteci Emin Çölaşan&#8217;ın eşi Tansel Çölaşan&#8217;ın bu açıklaması daha sonra odada bulunan ve saldırıya maruz kalan Danıştay üyelerince yalanlandı. Yaralılardan Ayfer Özdemir hastaneden taburcu edilirken, katilin böyle bir şey demediğini, sinirli gözlerle tetiğe bastığını aktardı. </p>
<p>Erdoğan Teziç: Cumhuriyet&#8217;e meydan okundu </p>
<p>Dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında toplanan Rektörler Komitesi de yaptığı açıklamada &#8217;saldırının, aslında Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne açıkça bir meydan okuma olduğunu, savundu. Saldırının laikliği koruyan yargı organlarına karşı yapılmasını dikkat çekici bulan rektörler, söz konusu açıklamada, &#8220;Cumhuriyet&#8217;in laik niteliğini çarpıtarak yok etmeye yönelik tutumlar olağanlaştı.&#8221; ifadelerine yer verdi. </p>
<p>Gerçekler &#8216;Silivri&#8217;de ortaya çıktı: Sanıklar uyuşturucu müptelasıymış </p>
<p>Medya, Danıştay&#8217;a yapılan saldırıda soğukkanlı davranamadı. Saldırıyı &#8216;Kaşıya kaşıya&#8217; başlığı ile okuyucularına duyuran Hürriyet, manşetinde tetikçinin &#8216;Allah&#8217;ın askeriyim, Allahü ekber&#8217; diyerek tetiğe bastığını iddia etti. Milliyet ise &#8216;Laikliğe kurşun&#8217; manşetiyle çıktı. &#8216;Bu kez de aynı el&#8217; manşetini tercih eden Cumhuriyet, saldırının rejime yönelik olduğunu iddia etti. Ancak saldırının başörtüsü sebebiyle işlenmediği ortaya çıktı. Danıştay saldırısı ile birinci Ergenekon davası birleştirildi. </p>
<p>Danıştay saldırısını Alparslan Arslan ile birlikte planlamakla suçlanan Osman Yıldırım, ifadesinde, eylem kararını barda verdiklerini açıkladı. Danıştay sanığı İsmail Sağır, Cumhuriyet&#8217;e el bombası attığı gün uyuşturucu aldığını söylemişti. Çapraz sorguya alınan Sağır&#8217;a Danıştay saldırısından sonra İstanbul&#8217;a döndüğünde bir bayanla yaptığı telefon görüşmesi soruldu. Sağır, &#8220;Sanırım kendimde değildim, uyuşturucu almıştım.&#8221; karşılığını verdi. </p>
<p>Savunmasını yaptığı esnada diğer bir Danıştay sanığı Erhan Timuroğlu da uyuşturucu kullandığını söylemişti. Bunun yanında Timuroğlu ve Sağır, Alparslan Arslan&#8217;ın, Danıştay saldırısı öncesinde birkaç gün bir şey yemediğini ve halinden, uyuşturucu kullandığının anlaşıldığını söylemişlerdi. Sağır, Arslan&#8217;ın Cumhuriyet Gazetesi&#8217;ne bombayı atmasının ardından kaçtıklarını ve akşam bir barda buluştuklarını anlatmış ve, &#8220;Alparslan, normal değildi. Ağzı kurumuş, hiç konuşmuyor, bir acayipti. Erhan, &#8216;uyuşturucu almış bu herhalde&#8217; dedi. Normal değildi yani.&#8221; şeklinde beyanda bulunmuştu. ZAMAN </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2010/03/15/danistay-saldirisinin-ardindan-kim-ne-demisti/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
