<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anadolu Haber Bülteni &#187; Siyaset</title>
	<atom:link href="http://www.anadolubulteni.com/haberleri/genel/siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.anadolubulteni.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2010 10:21:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BBP&#8217;den MHP&#8217;ye sert tepki</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/25/bbpden-mhpye-sert-tepki/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/25/bbpden-mhpye-sert-tepki/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 10:48:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[BBP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=4853</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin &#8216;Kürt açılımı&#8217; kapsamında partilerle yaptığı görüşmelerde parti olarak tavırlarının açık ve net olduğunu dile getiren BBP Genel Başkanı Gündoğdu, bu kapsamda Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve bölücübaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın kesinlikle muhatap alınmamasını istediklerini belirtti. DTP&#8217;yi &#8216;uzaktan kumandalı&#8217; bir parti olarak değerlendiren Gündoğdu, &#8220;Hükümetin 25 yıllık bir sorunu bitirmek için yola çıkması olumlu bir gelişmedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hükümetin &#8216;Kürt açılımı&#8217; kapsamında partilerle yaptığı görüşmelerde parti olarak tavırlarının açık ve net olduğunu dile getiren BBP Genel Başkanı Gündoğdu, bu kapsamda Demokratik Toplum Partisi (DTP) ve bölücübaşı Abdullah Öcalan&#8217;ın kesinlikle muhatap alınmamasını istediklerini belirtti. DTP&#8217;yi &#8216;uzaktan kumandalı&#8217; bir parti olarak değerlendiren Gündoğdu, &#8220;Hükümetin 25 yıllık bir sorunu bitirmek için yola çıkması olumlu bir gelişmedir. Ancak bu yolda DTP&#8217;nin, PKK&#8217;nın, bölücübaşının muhatap alınmasını doğru bulmuyoruz. Çünkü DTP yıllarca etnik milliyetçilik yapmıştır. Kürt halkına çok zarar vermiştir. Bu sorun ancak Kürt halkı ile çözülür&#8221; diye konuştu. </p>
<p>&#8220;MHP, SORUNUN ÇÖZÜLMESİNİ İSTEMİYOR&#8221; </p>
<p>Demokratik açılım projesine sert tepkiler veren MHP ve CHP&#8217;yi eleştiren Gündoğdu, şöyle devam etti: </p>
<p>&#8220;MHP, kapıları kapattık diye haykırıyor ama iktidarda olduğu dönemde neden Abdullah Öcalan&#8217;ın idamdan kurtulmasına imza attı? Bunun cevabını neden vermiyor? Dün o imzayı atarken sesiniz çıkmıyordu, bugün ne oluyor? MHP&#8217;nin bu tavrı bir kaygıyı ortaya çıkarıyor. Çünkü hükümetin attığı doğru bir adımı kendi atamadığı için tahammül edemiyor. MHP&#8217;nin böyle bir davranış sergilemesi ülkenin geleceği açısından çok tehlikelidir. MHP, İçişleri Bakanı ile görüşüp, daha sonra projenin hangi kısımlarını eksik ve yanlış gördüğünü söyleyebilirdi. </p>
<p>Ama kapıları kapatıp hepsini toptan kabul etmiyorum demek, &#8216;Doğudaki problemin çözülmesini istemiyorum&#8217; demektir. MHP&#8217;nin yaptığı milliyetçilik Kürt milletine zarar veren bir milliyetçiliktir. Böyle bir milliyetçilik olmaz. İş olsun diye muhalefet yapmaya çalışıyorlar. MHP Ankara&#8217;da gürleyeceğine, yöreyi gezmelidir.&#8221; </p>
<p>&#8220;DOĞUNUN SORUNU FEODAL DÜZENDİR&#8221; </p>
<p>Gündoğdu, Kürt sorununun yöredeki &#8216;feodal düzenin&#8217; değiştirilmesiyle çözüme doğru gideceğini savunarak şöyle konuştu: </p>
<p>&#8220;Dağlıca baskınından sonra biz rahmetli genel başkanımızla birlikte yöreye gitmiş, Diyarbakır ve Şırnak&#8217;ta gece 23.00&#8242;lere kadar gezmiş ve görüşmeler yapmıştık. Orada karşılaştığımız en büyük şikayet aşiret ve ağalık düzeni idi. Aşiretler devletin gönderdiği hizmetleri kendi çıkarları için kullanmışlar, meraları bile ayırmışlar. Konuştuğumuz gençlerin hepsi ağalık düzeninde ezildiklerini söylediler. Hükümetin öncelikli hedefi bu düzeni değiştirmek ve toprak reformu yapmak olmalıdır. </p>
<p>Ayrıca kaliteli öğretmen istiyorlar. Takdir ederseniz Doğu ve Güneydoğu Bölgesi, sürgün yeri olarak görülüyor. Bu anlayış değiştirilmelidir.&#8221; </p>
<p>Kesinlikle Kürt sorununun çözümünden yana olduklarını tekrarlayan Gündoğdu, &#8220;Unutulmasın ki, Çanakkale&#8217;yi birlikte &#8216;geçilmez&#8217; yaptık. Kurtuluş Savaşı&#8217;nı birlikte verdik. Biz Urfa&#8217;yı, oranın halkıyla beraber &#8216;Şanlı&#8217; yaptık. Antep&#8217;i oranın halkıyla &#8216;Gazi&#8217; yaptık. Bizim ayrı gayri sorunumuz yoktur. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/25/bbpden-mhpye-sert-tepki/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sincan Hakimi Gül ve Erdoğan&#8217;a dava açtı</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/sincan-hakimi-gul-ve-erdogana-dava-acti/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/sincan-hakimi-gul-ve-erdogana-dava-acti/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 12:27:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=4826</guid>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün &#8220;Kayıp Trilyon&#8221; davasından yargılanmasını isteyen ve geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanlığı müfettişlerinin teftiş yaptığı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin Başkanı Osman Kaçmaz, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan&#8217;a tazminat davası açtı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün &#8220;Kayıp Trilyon&#8221; davasından yargılanmasını isteyen ve geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanlığı müfettişlerinin teftiş yaptığı Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin Başkanı Osman Kaçmaz, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan&#8217;a tazminat davası açtı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/sincan-hakimi-gul-ve-erdogana-dava-acti/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AK Parti&#8217;den MHP&#8217;ye belgeli yanıt</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/ak-partiden-mhpye-belgeli-yanit/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/ak-partiden-mhpye-belgeli-yanit/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 09:48:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Ak Parti Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=4787</guid>
		<description><![CDATA[AK Parti ile MHP arasındaki &#8220;Kürt açılımı&#8221; kavgası büyüyor. Bahçeli&#8217;nin &#8220;ABD projesi&#8221; suçlamalarına AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ&#8217;dan sert yanıt geldi: Asıl bölücü başını ipten almak ABD projesi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM&#8217;de düzenlediği basın toplantısında MHP&#8217;ye ve Bahçeli&#8217;ye çok sert yanıt verdi. Bozdağ, APO yakalanıp Türkiye&#8217;ye getirildikten sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti ile MHP arasındaki &#8220;Kürt açılımı&#8221; kavgası büyüyor. Bahçeli&#8217;nin &#8220;ABD projesi&#8221; suçlamalarına AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ&#8217;dan sert yanıt geldi: Asıl bölücü başını ipten almak ABD projesi.</p>
<p>AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, TBMM&#8217;de düzenlediği basın toplantısında MHP&#8217;ye ve Bahçeli&#8217;ye çok sert yanıt verdi. Bozdağ, APO yakalanıp Türkiye&#8217;ye getirildikten sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz&#8217;ın imzasının altında yer aldığı belgeyi de basın mensuplarına gösterdi.</p>
<p>İŞTE BOZDAĞ&#8217;IN AÇIKLAMALARI:</p>
<p>Bundan sonra terör sorunun çözümü de ancak milletimizle beraber başarabiliriz. Biz bu sürecin milletimizin oluşturduğu örgütlerin destekleriyle yürümesinden yanayız.<br />
Bu sorunun çözümüne dair fikri olan katkısı olan kim varsa lütfen susmasın. Akan kanı durdurmayı, akan gözyaşını dindirmeye herkesi katkı vermeye davet ediyorum. Bu proje milli bir projedir. Sayın bakan daha işin başında bunun bir devlet politikası olduğunu ifade etmiş, MGK bildirisinde de devletimizin bölünmez birliğini pekiştiren bir proje olduğu ve daha önce de değerlendirmelerde bulunulduğu ve bu projenin devamı yönünde bir karar çıkmış.<br />
Bütün bunlara rağmen, ülkemizin milli güvenliğinden sorumlu en üst kurul bu bir milli projedir diyor, Bahçeli’nin bunu bir ABD projesi olduğunu söylemesini kabul etmek mümkün değildir.<br />
&#8220;ASIL ABD PROJESİ ÖCALAN&#8217;I İPTEN ALMA&#8221;<br />
Sayın Bahçeli, T.C.’yi küçük görme, bu sorunun çözümüne dair adımlar mı atılıyor, bunun arkasında bir yabancı parmağı arama kompleksinden vazgeçmelidir. Çünkü milliyetçilik kompleksli yaklaşımları reddeder.<br />
Ancak hayatları siyasi talimatla geçenlerin, komplekse düşmeleri kadar normal bir şey yoktur. Bu sürece bütün STK’lar destek verdi, siyasi parti liderleri önerilerini yaptılar. Devletimizin en üstünden cumhurbaşkanı çözüm diyor, başbakan çözüm diyor, MGK çözüm diyor, STK çözüm diyor, basın çözüm diyor, acıyı içinde hissedenler çözüm diyor, ama birileri bundan rahatsız oluyor.<br />
MHP kamuoyuna somut açıklamalar yapılmadığı halde, ön yargılı hareket ederek daha sürecin başında, çözüm ilan edenleri hain ilan ederek, Türkiye’nin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü pekişsin diyenler, ihanet ithamıyla karşı karşıya.<br />
Kan dursun diyorsunuz hain diyor, artık şehit cenazesi gelmesin diyorsunuz bunu dediniz size hain deniyor. Türkiye güçlü olsun diyorsunuz, hain deniyor.<br />
MHP terör sorunun çözümünden rahatsız mıdır? Akan kanın durmasından rahatsız mıdır? Şehit cenazelerinin bir daha olmayacağı ihtimalinden rahatsız mıdır? Bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı, siyasetinin hamasetinin ekseni mi kabul ediyor? Çözüm gelirse böylesi bir propaganda dan mağdur olacağı için mi rahatsız oluyor?<br />
Kanın durmasını istiyorsa nasıl durduracaktır? Hükümete anlatamıyorsa 70 milyona çıkıp anlatsın. Falan formüllerle durdurulmasını istiyoruz, bizim yapacaklarımız bunlardır, formüllerimiz bunlardır diyerek.<br />
&#8220;KANIN AKMASINI İSTEMEK İHANET&#8221;<br />
Biz CHP’nin raporlarını okuyabiliyoruz. Beyanlarını takip etme imkanlarımız var. Ancak bu süreçte MHP’nin görüşlerini fikirlerini okuma durumu olamamıştır. Kanın durmasını istemek ihanet değildir. Asıl ihanet kan akmasını istemek ve kanın akmasından yana tavır koymaktır.<br />
Ülkemizde bölücü terör nedeniyle artık al bayrağa sarılı şehit cenazelerinin olmamasını istemek ihanet değildir, şerefli bir vazifedir. Bu ülkede yaşayan herkesin bir eşit kardeş olmasını istemek, onların huzuru için çalışmak ihanet değildir, şerefli bir görevdir. Sevginin saygının kardeşliğin türküsünü söylemek ihanet değildir, vazifedir. Ancak düşmanlığın ırkçılığın türküsünü söylemek ihanettir.<br />
Devletin bölünmez bütünlüğü pekiştiren, milli bir projeyi harekete geçirmek ihanet değildir. Asıl ihanet ülke menfaatleriyle parti menfaatleri önüne geldiğinde, parti menfaatlerini öne almaktır.<br />
MHP’nin başta genel başkanı olmak üzere yaptıkları açıklamalar maalesef sürecin sağlıklı işlemesine önemli katkılarda bulunmuyor. 21 yüzyılda yaşıyoruz ve bu yüzyılda yeni anlayışa ihtiyaç vardır. Milliyetçiliği farklı yorumladığı zaman dünya çok zarar gördü. Yugoslavya’da milliyetçilik başka boyutlara gitti Yugoslavya kaybetti.<br />
Türkiye’de kardeş kavgasına sahne oldu. 12 Eylül öncesi bunlarla doludur. Biz bütün aşırılıkların bu ülkeye kaybettirdiğine inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de ortak aklı esas alarak yol yürümenin doğru olduğunu ifade ediyoruz.<br />
Bunları ifade ettiğimden üzgünüm. Ama çukurda yapılan bir siyaset anlayışına cevap vermek zorunda kaldığım için üzgünüm. Siyaset iktidarda başka muhalefette başka olmamak ister. Ben onların mantığıyla birkaç şey sormak istiyorum.<br />
20 Ekim 1991’de seçim oldu. O zaman DYP ve SHP hükümet kurdu. Toplam milletvekili sayısı 261’dir. Ancak güven oylamasında hükümet 280 oy aldı. Güvenoyu veren MHP’dir. Peki SHP’nin içinde kimler vardı. Ahmet Türk vardı, Leyla Zana vardı. MHP’nin mantığıyla sormam gerekirse, sayın Başbakan’ın, DTP görüşmesini, PKK’yla görüşme olarak değerlendirenlerin, o zaman MHP, PKK’yı iktidara mı taşıdı? Böyle bir mantık olabilir mi?<br />
TÜRKEŞ DEP&#8217;LE GÖRÜŞTÜ<br />
Rahmetli Alparslan Türkeş, DEP heyetiyle görüşme yaptı. 1992’de. Rahmetli Türkeş DEP heyetiyle görüşüyor. O mantıkla sorarsanız. O zaman MHP tam 17 sene önce PKK’yla müzakere başlattı. Böyle bir şey olabilir mi?<br />
 Etkin pişmanlıkla ilgili bir takım yasalar çıkarıldı. Bugüne kadar tam 8 tane yasa çıkmış. Bunların 2 tanesi ANAP-DSP-MHP koalisyon hükümetinde çıkarılmıştır. Yani 8 pişmanlık yasası çıkıyor, 4’ünde MHP’nin desteği var.<br />
MHP grubu adına konuşan Kilis milletvekili diyor ki, pişmanlık yasaları terör örgütlerinin çökertilmesi, etkilerinin azaltılması için bir yol bulunduğu konum itibariyle dağılmaya yüz tutmuş örgüte son darbeyi vurmak için en büyük fırsattır.<br />
Ama 2003’te biz bir tane çıkardık. O zamanki tavırları, teröristleri serbest bırakmak, şehit ailelerinin boynunu bükmektir dediler. Bu doğru mu? Bölücü başının idamdan kurtulması. İşte ABD projesi buydu. Bölücü başının boynundan ipini çıkarmaktı, bunun taşeronluğunu da MHP yaptı.<br />
Bölücü başının idamdan kurtulması. İşte ABD projesi buydu. Bölücü başının boynundan ipini çıkarmaktı, bunun taşeronluğunu da MHP yaptı.<br />
Ankara 2 nolu DGM’nin verdiği idam kararı 27 Aralık 99’da değişti. Başbakan’lıkta bu idam dosyasının yolunu kesen Sayın Bahçeli’dir.<br />
Ne mani oldu sayın Bahçeli? Millet aman Abdullah Öcalan’ı asmayın diye Ankara’ya mı yürüdü? Bu millet size yalvardı mı? İzah eder misiniz, kim rica da bulundu.<br />
Dosyayı göndermediler. Hep konuşuyorlar. PKK’yı muhatap alma diye. PKK’yı ilk ve son defa muhatap alanlar bunlardır. İşte bu belgenin içinde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/24/ak-partiden-mhpye-belgeli-yanit/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabih Kanadoğlu&#8217;ndan Ağır Eleştiriler</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/02/sabih-kanadoglundan-agir-elestiriler/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/02/sabih-kanadoglundan-agir-elestiriler/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Aug 2009 09:27:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkesir Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sabih Kanadoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=4044</guid>
		<description><![CDATA[Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Balıkesir&#8217;in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki &#8216;Altınoluk Antandros Yaşama Saygı Kültür ve Sanat Festivali&#8217;ndeki panele katıldı. Panelde iktidara eleştiriler yönelten Kanadoğlu, iktidarı &#8216;dikta&#8217; olmakla suçladı.
31 Temmuz Cuma günü başlayan festivalin onur konukları olan CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 22. dönem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Balıkesir&#8217;in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki &#8216;Altınoluk Antandros Yaşama Saygı Kültür ve Sanat Festivali&#8217;ndeki panele katıldı. Panelde iktidara eleştiriler yönelten Kanadoğlu, iktidarı &#8216;dikta&#8217; olmakla suçladı.<br />
31 Temmuz Cuma günü başlayan festivalin onur konukları olan CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, 22. dönem CHP İstanbul Milletvekili, CHP parti Meclisi Üyesi ve oyuncu Berhan Şimşek ile Cumhuriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Serdar Kızık, &#8216;Yaşama Saygı isimli panelde biraraya geldi. Oksijen bolluğu bakımından dünyanın ikinci şehri olma özelliğini taşıyan Kaz dağları eteklerindeki Altınoluk&#8217;un Cumhuriyet Meydanı&#8217;nda gerçekleşen halka açık panel, miting havasında geçti.<br />
Berhan Şimşek&#8217;in sunumuyla gerçekleşen panelde konuşan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, iktidarı eleştiren uzun bir konuşma yaptı. Zaman zaman sözleri, &#8220;Türkiye laiktir, laik kalacak&#8221; şeklinde sloganlarla kesilen Kanadoğlu, demokrasi ve laikliğe vurgu yaparak şunları kaydetti:<br />
&#8220;Eğer Türkiye&#8217;de gerçek demokrasi istiyorsanız, her şeyden önce parti içi demokrasiyi sağlamak zorundasınız. Eğer parti içi demokrasiyi sağlayamazsanız, partinin lideri olarak o partiyi eline geçiren kişi, eğer kuvvetler ayrılığı da bir tarafa bırakılmış ise, hiç kuşkusunuz olmasın, orada diktasını mutlaka kuracaktır. Siyasi partiler demokratik ülkelerde alttan kurularak yukarı doğru çıkar. Demokratik ülkelerde her şeyi talin eden, üstte, zirvedeki kişi değildir. İnsana saygı, ilk önce insana saygılı bir rejim gerektirir. İnsana onur kazandıran ve onun hak ve özgürlüklerini birinci sayan tek rejim hiç kuşkusuz ki, demokrasidir. Demokrasi insan aklının bulabildiği en iyi rejimdir. Bazıları da en az kötü rejim derler. Peki demokrasi, bugün Türkiye&#8217;de uygulanan ve onur duyduğumuz bir biçimde öne sürülen bir rejim ise, her şeyden önce onun bir tanımlamasını yapmamız gerekir. Türkiye&#8217;de demokrasi diye bir fetişizm halinde, sanki bizim bütün dünyaya nam salacak bir demokrasiye sahip olduğumuzu söylemek gerçeğe uygun bir ifade midir? Hayır değildir. Nedeni de, çünkü her şeyden önce olması istenenler Anayasamızın 2. maddesinde yazıyor. Biz bu vazgeçilmez iki konuşu zaten unuttuk. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden bahsediyoruz. Ama bizim Anayasamızın 2. maddesinde Atatürk milliyetçiliğine dayalı sözünü hep unutuyoruz. Eğer Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Atatürk milliyetçiliği ilkesinden uzaklaştığını söylemek ve bunun Türkiye&#8217;de mutlaka uyulması gereken bir ilke olduğunu söylemek bize eğer dokunmaya başladıysa burası demokratik bir ülke değildir. Artık Atatürk milliyetçiliğini söylemek korkulan bir hale gelmiştir. Elbette ki, biz korkmuyoruz ama yapılmak istenen budur. İşte buna karşı durabildiğimiz sürece, biz sadece Atatürk&#8217;ün izindeyiz demekle kalmayacağız ve Atatürk milliyetçiliğini Türkiye&#8217;de uygulanan bir ilke halinde muhafaza edeceğiz. İşte bunu söylemek istiyoruz. Peki insan haklarına saygılı bir demokratik ülke miyiz? İnsan haklarına saygılı bir ülke de değiliz. Hem laik devletiz diyoruz, hem de bu ülkeyi yönetmeyi, laik cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğu tespit ve tescil edilmiş bir iktidara teslim ediyoruz. Eğer siz doğrudan doğruya kuvvetler ayrılığı ilkesini bir ataraa bırakır ve her şeyi yürütmenin eline bırakır hale getirirseniz, o ülkede yürütülen rejimin adı yine demokrasi değildir. Sosyal hukuk devleti diyorlar. Türkiye bir sadaka ülkesi haline gelmiştir. Sosyal hukuk, yerini bir sadaka hukukuna bırakmıştır. Peki ne zamandan beri Türkiye bir hukuk devletidir? Türkiye uzun süredir bir hukuk devleti değildir. Hukukun üstünlüğü, mutlaka hukuk devleti ilkesini hayata koymakla yürüyebilir ve hukuk devletinin temelinde yargı vardır. Eğer yargı bağımsız değil ise, sizin rejiminizin adı hiçbir zaman demokrasi olmayacaktır.&#8221; </p>
<p>&#8220;YAŞADIĞINIZ ÜLKENİN ADI DEMOKRASİ DEĞİLDİR&#8221;<br />
Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin (AK Parti) tüzüğündeki, merkez yürütme kurulunun yüzde 25&#8242;inin genel başkana bırakılması maddesine itiraz ettiğini ve itirazının kabul edilmediğini vurgulayan Sabih Kanadoğlu, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Bir parti başkanı düşünün ki, milletvekillerini kendisi seçer, yerini kendisi tayin eder, sırasını o belirler, başkanı hakkında parti guruplarının aday göstermesi anayasada yasaklanmış olmasına rağmen, onu meclis başkanı adayının, eğer parti başkanı tarafından tek başına seçildiği bir ülkeyseniz, sizin adınız demokratik bir ülke değildir. Eğer sizin ülkede Cumhurbaşkanı, o parti liderinin, başkanının, o benim arkadaşım olacaktır diyerek Cumhurbaşkanını tayin ettiği bir ülkede yaşıyorsanız, hiç unutmayın, yaşadığınız ülkenin, rejimin adı demokrasi değildir. Bu sözüm bütün partiler için geçerlidir. Hangi parti olursa olsun, eğer bir siyasi parti, parti liderinin bütün üyeler içerisinde, yani eşitler içerisinde birinci olduğunu kabul etmiyorsa, onun sözü geçiyorsa, yaşadığınız ülkenin, rejimin adı asla demokrasi değildir. 14 Ağustos 2001&#8242;de AK Parti kuruldu. Başsavcılık olarak tüzüğünü incelediğimizde, merkez yürütme kurulunun yüzde 25&#8242;inin genel başkana bırakıldığını gördüm. O tarihte Anayasa Mahkemesi&#8217;ne başvurarak, bunun değiştirilmesini talep ettim ve partiye bunun iptal edilmesini istedim. AK Parti, CHP&#8217;de de böyle diye cevap verdi. CHP&#8217;de de öyleydi, AK Parti, zaten ben düzeltirim demesine rağmen öyleydi ve ANAP ile birlikte 8 partide de tüzüklerinde bu hüküm vardı. O yüzde 25 nedeniyle yaptığım başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından, yüzde 25&#8242;ten bir şey çıkmaz gerekçesiyle reddedildi. İşte o zaman yüzde 25 gayet normal olarak görüldü, oradan yola çıkılarak artık bütün milletvekillerini genel başkanın seçmesi rejimine girildi. Şimdi öyle sanırım ki, eğer siyasi partiler bu genel başkan sultasını önleyemezse, bizim demokrasiye dönme şansınız kesinlikle olmayacaktır. Demokrasi ancak siyasi partilerle birlikte yaşatılabilir, sürdürülebilir ve yeşertilebilir. O zaman bütün vatandaşlara şunu tavsiye edebilirim; O genel başkan sultasını kırabilmek için her yurttaşın siyasetle uğraşması ve o siyasi partiye katılmasında yarar var. Eğer o siyasi partilerle güçler birleştirilirse, belki ileride bir demokratik rejime kavuşma şansımız olabilecektir. İşte siyasete almadıklarını bildiğim için bizim işimizin zor olduğunu söylüyorum. Taleplerin reddi karşısında yine yargıya başvurma şansı vardır. Bu anayasa, halkımızın yüzde 92&#8217;sinin oyuyla yürürlüğe girdi. Ve o geçici 15. maddede bir sorumsuzluk tanındı. O bir af niteliğindeydi. Hatta affı da geçen bir büyük affın müjdesiydi. Hiçbir hukuk devleti, 27 sene önce af ettiği kişileri 27 sene sonra, gel ben seni yargılayacağım diyemez. Böyle bir işin hukuken bir imkanı yoktur. Gerçekten darbelere karşı koymak, insan onurunun gereğidir. Atatürk milliyetçiliğine bağlı laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet yaşayacaktır.&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/08/02/sabih-kanadoglundan-agir-elestiriler/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erbakan Aydın İl Teşkilatını Yazlığında Kabul Etti</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/erbakan-aydin-il-teskilatini-yazliginda-kabul-etti/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/erbakan-aydin-il-teskilatini-yazliginda-kabul-etti/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 23:28:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Erbakan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=2420</guid>
		<description><![CDATA[Aydın’da çalışmalarına hız veren Saadet Partisi yöneticileri, hafta sonunu Erbakan Hoca’nın yazlığında geçirerek adeta morla ve motivasyon depoladılar. Saadet Partisi (SP) Aydın İl, merkez ilçe, gençlik ve kadın kolları üyeleri yaz mevsimini Balıkesir Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki yazlığında geçiren Milli Görüş Lider Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ziyaret ettiler. Aydınlıları yazlığında kabul edip nasihatlerde bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’da çalışmalarına hız veren Saadet Partisi yöneticileri, hafta sonunu Erbakan Hoca’nın yazlığında geçirerek adeta morla ve motivasyon depoladılar. Saadet Partisi (SP) Aydın İl, merkez ilçe, gençlik ve kadın kolları üyeleri yaz mevsimini Balıkesir Edremit İlçesi’ne bağlı Altınoluk Beldesi’ndeki yazlığında geçiren Milli Görüş Lider Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ziyaret ettiler. Aydınlıları yazlığında kabul edip nasihatlerde bulunan Erbakan, özellikle gençlerin çok çalışması gerektiğini belirterek “Bağımsız, güçlü ve öncü Türkiye için Milli Görüş’e ne kadar çok ihtiyaç olduğu ortadadır” dedi.<br />
Zaman zaman Mili Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ziyaret ettiklerini ve sağlık durumlarının iyi olmasının kendilerini çok mutlu ettiğini belirten SP Adın İl Başkanı Ömer Özmen ziyareti değerlendirdi. Yaklaşık yarım asra yakın bir süredir siyasetin içinde olan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Türkiye’nin en birikimli şahsiyeti olduğunu ifade eden Özmen “Erbakan; Bugüne değin Türkiye&#8217;nin dalgalı, inişli çıkışlı atmosferlerine direnen, Milli Görüş&#8217;ün vücut bulmasını sağlayan, sıfır noktadan alıp bugünlere getiren çok önemli bir düşünce insanıdır. Erbakan Hoca siyasal mücadelesinde büyük bir çaba vererek milletimizin özüne ve karakterine en uygun olan bir taban oluşturmuştur. Bunun için de büyük zorluklarla karşılaşmıştır. Partileri kapatılmış, uzun dönem siyaset dışı bırakılmıştır. İdealleri ise daha kökleşerek günümüze kadar gelmiştir. Hocamızı görmek bizi çok mutlu etmiştir. Çalışmalarımızda motivasyonumuzun artmasına vesile olacaktır” dedi.<br />
Sağlık durumu gayet iyi olan ve misafirleri ile yanından ilgilenen Necmettin Erbakan ziyaretçilerine insanların hayrı ve saadeti için tüm güçleriyle çalışmaları tavsiye etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/erbakan-aydin-il-teskilatini-yazliginda-kabul-etti/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MHP&#8217;de Kurultay</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/mhpde-kurultay/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/mhpde-kurultay/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 23:09:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=2405</guid>
		<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Ankara Milletvekili Cihan Paçacı, muhalefetin MHP&#8217;ye kayyum atanması ve kayyum heyeti marifeti ile olağanüstü kongrenin yapılmasını talep etmesine ilişkin olarak, &#8220;Millet varlığının tehlikelere maruz kaldığı bu süreçte, en büyük milli direncin merkezi olan Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde oynanan oyunlar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada asla başarıya ulaşamayacaktır&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Ankara Milletvekili Cihan Paçacı, muhalefetin MHP&#8217;ye kayyum atanması ve kayyum heyeti marifeti ile olağanüstü kongrenin yapılmasını talep etmesine ilişkin olarak, &#8220;Millet varlığının tehlikelere maruz kaldığı bu süreçte, en büyük milli direncin merkezi olan Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde oynanan oyunlar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada asla başarıya ulaşamayacaktır&#8221; dedi.<br />
Paçacı, yaptığı yazılı açıklamada, Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nde Olağanüstü Kongre yapılması talebini içeren 253 imzalı talepnamenin, genel merkezde oluşturulan bir komisyon tarafından incelendiğini belirterek, &#8220;Bu talep, Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin merkez organlarında büyük kongrenin olağanüstü toplanmasını zorunlu kılacak herhangi bir boşalmanın söz konusu olmadığı, 3 Mayıs 2009 tarihi itibari ile olağan kongre sürecinin başlamış olması, ilçe ve il teşkilatlarının olağan kongrelerinin belirlenen takvime uygun olarak yapılıyor olması, Siyasi Partiler Yasası ve Milliyetçi Hareket Partisi Tüzüğü gereği olağanüstü kongre talebinde bulunan kişilerin kongre talep etme yeter sayısına ulaşamaması, sebepleri ile olağanüstü kongrenin toplanmasına gerek olmadığına karar verilmiş ve 15 Haziran 2009 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
Paçacı, olağanüstü kongre talebinde bulunan kişilerin bu kez 25 Haziran 2009 tarihinde yargıya başvurarak Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;ne kayyum atanması ve kayyum heyeti marifeti ile olağanüstü kongrenin yapılmasını talep ettiğini ifade ederek, &#8220;Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nde, 21.07.2009 tarihinde yapılan ilk duruşmada kayyum atanması ve Olağanüstü Kongre yapılması talepleri mahkemece ret edilmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi olağan kongre süreci devam etmektedir. Bugüne kadar 715 ilçe ve 11 il kongresi yapılmış olup il ve ilçe kongreleri ekim ayı sonuna kadar tamamlanmış olacaktır. Millet varlığının tehlikelere maruz kaldığı bu süreçte, en büyük milli direncin merkezi olan Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde oynanan oyunlar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada asla başarıya ulaşamayacaktır&#8221; dedi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/23/mhpde-kurultay/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BBP lideri Topçu &#8216;nedenini&#8217; açıkladı</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/bbp-lideri-topcu-nedenini-acikladi/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/bbp-lideri-topcu-nedenini-acikladi/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 19:30:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[BBP Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=843</guid>
		<description><![CDATA[Topçu: Günay, sıradan kökü olmayan bir siyasetçi izlenimi veriyor. Aynı zamanda had ve yetki sınırını aşıyor.
BBP lideri Topçu, gösterilen tepkinin &#8220;sanata ve sanatçıya&#8221; olmadığını, Topkapı Sarayı&#8217;nın &#8220;Dua Avlusu&#8221; olarak bilinen 1. Avlusu&#8217;na &#8220;Şarabını, minderini al, Topkapı&#8217;ya gel&#8221; şeklinde bir çağrının yapılmasına tepki gösterildiğini açıkladı.
Topçu şunları söyledi: &#8220;Osmanlı&#8217;nın ordularını sefere göndermeden önce din adamlarını davet edilip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.anadolubulteni.com/wp-content/uploads/2009/07/resim_bbp-110x110.jpg" alt="resim_bbp" title="resim_bbp" width="110" height="110" class="alignleft size-thumbnail wp-image-844" />Topçu: Günay, sıradan kökü olmayan bir siyasetçi izlenimi veriyor. Aynı zamanda had ve yetki sınırını aşıyor.<br />
BBP lideri Topçu, gösterilen tepkinin &#8220;sanata ve sanatçıya&#8221; olmadığını, Topkapı Sarayı&#8217;nın &#8220;Dua Avlusu&#8221; olarak bilinen 1. Avlusu&#8217;na &#8220;Şarabını, minderini al, Topkapı&#8217;ya gel&#8221; şeklinde bir çağrının yapılmasına tepki gösterildiğini açıkladı.</p>
<p>Topçu şunları söyledi: &#8220;Osmanlı&#8217;nın ordularını sefere göndermeden önce din adamlarını davet edilip Kur&#8217;an okunan 1. Avlu&#8217;ya çağırıyorsun. Kutsal emanetlerin olduğu, 24 saat kesintisiz Kur&#8217;an okunan bir yerin hemen yanındaki bir mekana şarapla çağırıyorsun.&#8221; Gençlerin Doğu Türkistan&#8217;da yaşanan olaylarla ilgili bir etkinlikten dönerken, bu afişlerle karşılaştığını anlatan Topçu, organize edilmiş bir hareketin söz konusu olmadığına işaret etti. Topçu, olayları kınadığını ifade eden Kültür Günay&#8217;a ise &#8220;Günay, sıradan kökü olmayan bir siyasetçi izlenimi veriyor. Aynı zamanda had ve yetki sınırını aşıyor” dedi.</p>
<p>HEDEF SANATÇI DEĞİLDİ<br />
Alperen Ocakları Genel Başkanı Abdullah Gürgür de “Topkapı Sarayı&#8217;nda bu konsepte bir organizasyonun tertip edilmesine milli ve yerli bir tepki göstermişlerdir. Tepkimizin hedefi kesinlikle sanat ve sanatçımız değildir” diye konuştu.Bugün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/bbp-lideri-topcu-nedenini-acikladi/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çağlayanda Doğu Türkistan&#8217;a Destek</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/caglayanda-dogu-turkistana-destek/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/caglayanda-dogu-turkistana-destek/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 21:54:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Türkistan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[SP Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=721</guid>
		<description><![CDATA[Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Çin&#8217;de yaşananların etnik bir çatışma değil, dini bir çatışma olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin Pekin&#8217;deki büyükelçisini geri çağırmasını istedi.
Doğu Türkistan&#8217;a destek için binlerce kişi SP&#8217;nin düzenlediği &#8220;Doğu Türkistan ile Dayanışma ve Zulmü Tel&#8217;in&#8221; mitinginde bir araya geldi. Çağlayan Meydanı&#8217;nı dolduran binlerce kişi, &#8220;Katil Çin şaşırma, sabrımızı taşırma&#8221;, &#8220;Zulme karşı omuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Çin&#8217;de yaşananların etnik bir çatışma değil, dini bir çatışma olduğunu belirterek, Türkiye&#8217;nin Pekin&#8217;deki büyükelçisini geri çağırmasını istedi.<br />
Doğu Türkistan&#8217;a destek için binlerce kişi SP&#8217;nin düzenlediği &#8220;Doğu Türkistan ile Dayanışma ve Zulmü Tel&#8217;in&#8221; mitinginde bir araya geldi. Çağlayan Meydanı&#8217;nı dolduran binlerce kişi, &#8220;Katil Çin şaşırma, sabrımızı taşırma&#8221;, &#8220;Zulme karşı omuz omuza&#8221;, &#8220;Müslüman zulme boyun eğmez&#8221; şeklinde sloganlar atıp, tekbirler getirdi. 250 sivil toplum örgütünün de destek verdiği mitingde Türk ve Doğu Türkistan bayrakları taşındı. Galatasaray&#8217;ın taraftar grubu &#8220;Ultraslan&#8221; da mitinge katıldı. Doğu Türkistanlıların da<br />
katıldığı mitingde alanı dolduran kalabalığa seslenen Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, Türkiye&#8217;den destek isteyerek, Çin&#8217;de yaşananları &#8220;katliam&#8221; olarak nitelendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a teşekkür etti.<br />
SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş da yaptığı konuşmada, &#8220;Doğu Türkistanlı kardeşlerimize sahip çıkmak, zulme &#8220;dur&#8221; demek, mazlumun yanında olmak bize düştü. Bu kadar olaylar olurken, insan ister istemez, Nerede dünyanın hürriyetten, özgürlükten, adaletten ve insan haklarından bahseden yöneticileri? Sizin duyduğunuzu onlar duymuyorlar. Onlar yan gelmiş yatıyorlar. Ne acı ki bugün de susuyorlar. Bu çifte standardı bir kez daha telin ediyoruz. Nerede AB, nerede kendisinden önceki Bush yönetiminin kirli<br />
sayfalarını atacağını söyleyen Obama yönetimi, nerede insan hakları ve nerede en acısı İslam ülkelerinin anlı şanlı yöneticileri, cumhurbaşkanları, başbakanları? Siz buradasınız, millet burada, siz şuanda Bu millet her zaman olduğu gibi mazlumun yanında oluyor. İnsanlık sadece soy kırımları görmedi, nice soykırımları gördüler ama maalesef dünyayı yönetenler neredeyse katliamları ikiye ayırdılar. Ama siz bu millet, bütün soy kırımlara karşı çıktı&#8221; diye konuştu.<br />
Bütün dünyadan katliamlara karşı çıkmalarını isteyen Kurtulmuş, &#8220;Yarından itibaren Türkiye&#8217;de medya ve siyasi çevreler Çağlayan Meydanı&#8217;ndaki mitingi görmezden gelemeyecek ve herkes Doğu Türkistan&#8217;a sahip çıkacaktır&#8221; şeklinde konuştu.<br />
Doğu Türkistan&#8217;ın büyük bir medeniyete ev sahipliği yaptığını ifade eden Kurtulmuş, 10 gündür Çin&#8217;de devam eden olayların etnik bir çatışma değil, dini bir çatışma olduğunu vurguladı. Çin&#8217;de yapılmak istenenin etnik bir temizlik ve dini soykırım olduğunu savunan Kurtulmuş, &#8220;Oradaki Müslümanları etnik kimliklerinden ve inançlarından dolayı yok etmek istiyorlar. Ne yazık ki bu 10 günlük bir şey değildir&#8221; dedi.<br />
Çin&#8217;de 8-9 aylık hamile kadınlara zorla kürtaj yaptırıldığını ve kadınların kısırlaştırıldığını anlatan Kurtulmuş, Doğu Türkistan&#8217;ın yer altı zenginlikleri bakımından sömürüldüğünü söyledi. Doğu Türkistan&#8217;da dini baskıların arttığını ve insanların dini ibadetlerini yapmalarının yasak hale geldiğini anlatan Kurtulmuş, &#8220;Doğu Türkistan&#8217;da tarih yok ediliyor. Doğu Türkistan kökenli insanlar 30&#8242;a yakın ülkede göçmen konumundadır. Nerede insan haklarından bahsedenler? İnsanın gözünün içine baka baka Doğu<br />
Türkistan&#8217;da insan hakları ihlal ediliyor. Nerede insan hakları? İnsan hakları savunucuları kulaklarını tıkamış. İnsan hakları savunucuları Asya&#8217;da bunların olmasının olağan bir şey olduğunu söylüyor. Aziz milletimiz diyor ki bu olağan bir şey değildir ve buna asla izin verilmeyecektir&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8220;TÜM MİLLETVEKİLLERİ ÇİN DOSTLUK GRUBU&#8217;NDAN YARIN SABAHA KADAR İSTİFA ETMELİ&#8221;<br />
SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, konuşması sırasında kürsüye gelen Doğu Türkistanlı çocukların verdiği Türk ve Doğu Türkistan bayraklarını da kürsüye asarak, Doğu Türkistan için yapılması gereken 11 maddeyi sıraladı. Türkiye&#8217;nin Pekin&#8217;deki büyükelçisini Çin hükümetinin barbarca tavırları bitene kadar Ankara&#8217;ya geri çağırmasını isteyen Kurtulmuş, &#8220;Çin Dostluk Grubu&#8217;ndan ayrılan milletvekillerimizi tebrik ediyorum. Ancak bir işi de bu kadar ucuza götürmemek lazım. Niçin Çin Dostluk Grubu&#8217;ndan<br />
ayrıldıklarını açıklamalılar ve tüm milletvekilleri de Çin Dostluk Grubu&#8217;ndan yarın sabaha kadar istifa etmelidirler. TBMM, acilen toplantıya çağrılarak kızıl Çin hükümetine karşı alınacak tedbirler gizli bir oturumda müzakere edilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Dışişleri Bakanlığı bütün dünya kamuoyunu harekete geçirerek Çin&#8217;deki idamların önlenmesi için her türlü çabayı ortaya koymalıdır. Bu olayların ne olduğunun gerçek anlamda araştırılması için derhal uluslararası bir heyet kurularak<br />
Çin&#8217;deki olaylar araştırılsın. BM&#8217;nin yeniden yapılandırılması gerekiyor. BM Güvenlik Konseyi&#8217;nin statüsünün değişmesi için Türkiye diplomatik bir ayağı başlatmalıdır. İran, Arabistan ve Mısır gibi ülkeler harekete geçirilerek İslam Konferansı Örgütü&#8217;nde işe yarar bir çalışmanın hayata geçirilmesi gerekiyor&#8221; ifadelerini kullandı.<br />
İsteklerini sıralayan ve bunların en kısa sürede hayata geçirilmesini isteyen Numan Kurtulmuş, AB&#8217;nin önde gelen ülkelerinin Doğu Türkistan ülkelerine sahip çıkmaları için Türkiye&#8217;nin harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kızılay, İHH ve Cansuyu gibi kuruluşların Doğu Türkistan&#8217;a gitmesi için gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, &#8220;Yüzbinlerce Doğu Türkistanlı mülteci konumunda. Türkiye, mülteci durumunda olan ailelerinden koparılmış Doğu Türkistanlara mülteci statüsü verilmesi<br />
için BM&#8217;de özel bir statü de olmalıdır. Örnek olmak içinde Türkiye&#8217;de yaşayan mültecilere pasaport ve barınma hakkı verilmelidir&#8221; dedi.<br />
ÇİĞDEM KUMAŞ<br />
İSTANBUL &#8211; İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/13/caglayanda-dogu-turkistana-destek/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gül&#8217;den Gündemdeki olaylar hakkında açıklamalar</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/10/gulden-gundemdeki-olaylar-hakkinda-aciklamalar/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/10/gulden-gundemdeki-olaylar-hakkinda-aciklamalar/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 13:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Türkistan Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=509</guid>
		<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Uygur Türklerinin yaşandığı Çin&#8217;in Sincan bölgesindeki yaşananlarla ilgili olarak, &#8220;Çin yetkilileri olup bitenleri açık ve objektif şekilde şeffaf bir şekilde değerlendirecektir. Çin gibi büyük bir devlete da yakışan budur. Onun için son olayların bitmesini bunlara sebebiyet verenlerin şeffaf bir şekilde yargılanmasını beklemek onların akrabaları olarak bizim hakkımızdır&#8221; dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, cuma namazını Ostim&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Uygur Türklerinin yaşandığı Çin&#8217;in Sincan bölgesindeki yaşananlarla ilgili olarak, &#8220;Çin yetkilileri olup bitenleri açık ve objektif şekilde şeffaf bir şekilde değerlendirecektir. Çin gibi büyük bir devlete da yakışan budur. Onun için son olayların bitmesini bunlara sebebiyet verenlerin şeffaf bir şekilde yargılanmasını beklemek onların akrabaları olarak bizim hakkımızdır&#8221; dedi.<br />
Cumhurbaşkanı Gül, cuma namazını Ostim&#8217;de bulunan Abdulkadir Geylani Camisi&#8217;nde kıldı. Namaz çıkışı gazetecilerin Çin&#8217;de yaşanan olayları hatırlatması üzerine Gül, olayları büyük kaygı ve endişeyle takip ettiğini ifade etti. Çin&#8217;e geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği ziyareti hatırlatan Gül, bu ziyaretin çok olumlu geçtiğini Çin ile Türkiye arasında dostluğun gelişmesinde Uygur Türklerinin nasıl bir köprü vazifesi kuracağından bahsettiğini anımsattı. Bugün yaşanan olayları çok büyük bir kaygıyla<br />
izlediğini kaydeden Gül, &#8220;O gün orada yaklaştığımız insanların büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldığını görmek bizi haklı olarak çok derinden yaralamaktadır. Ve endişelendirmektedir. Ümit ediyorum ki Çinli yetkililere olup bitenleri açık ve objektif şekilde değerlendirecektir. Çin gibi büyük bir devlete yakışan budur. Suçluları şeffaf bir şekilde ortaya çıkarmak, oradaki vatandaşların onlar Uygurlulardır; onların rahat ve hukukunu en iyi şekilde korumak filmlerden gördüğümüz gibi katledilmelerini<br />
bunların sorumlularını ortaya çıkarmak Çin gibi büyük bir devletin yapması gereken büyük bir iştir. Onu için bir an önce bu olayların bitmesi buna sebebiyet verenlerin şeffaf bir şekilde yargılanmasını beklemekte onların akrabaları olarak tabii ki bizim hakkımızdır&#8221; diye konuştu.<br />
Gül, hükümetin Çin&#8217;de yaşanan olaylarla ilgili yakından ilgilendiğini ve gereken neyse yaptığını söyleyerek, &#8220;Bizim için oradaki kardeşlerimizin kendi devletleri içinde mutlu ve özgür olmalaradır. Bunu beklemekte tabii ki bizim hakkımızdır&#8221; dedi.<br />
Öte yandan Cumhurbaşkanı Gül, camiden ayrılırken vatandaşların büyük ilgisiyle karşılaştı.<br />
EDA HAN-MUAMMER TAN &#8211; İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/10/gulden-gundemdeki-olaylar-hakkinda-aciklamalar/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BBP Genel başkanı Yalçın Topçu&#8217;dan Uygur Türklerine Destek</title>
		<link>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/06/bbp-genel-baskani-yalcin-topcudan-uygur-turklerine-destek/haberi/</link>
		<comments>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/06/bbp-genel-baskani-yalcin-topcudan-uygur-turklerine-destek/haberi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2009 14:34:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anadolu Haber</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[BBP Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Türkistan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yalçın Topçu Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.anadolubulteni.com/?p=303</guid>
		<description><![CDATA[BBP Genel başkanı Yalçın Topçu&#8217;dan yapılan açıklama:
“26 Haziran 2009 tarihinde Çin’in iç ticaret bölgesi Guandong’un Saogueng şehrindeki SRU oyuncak fabrikasının yatakhanesine gece saat 00.14 sularında yapılan baskın sonrası 100’ü aşkın Uygur Türkü katledilmiştir. 23 Haziran 2009 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın Çin ziyareti akabinde böyle bir olayın gerçekleşmesi manidardır. 2002 yılında Sayın Devlet Bahçeli’nin Kaşgar ziyareti sonrası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="FONT-SIZE: 8pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">BBP Genel başkanı Yalçın Topçu&#8217;dan yapılan açıklama:</span></p>
<p>“26 Haziran 2009 tarihinde Çin’in iç ticaret bölgesi Guandong’un Saogueng şehrindeki SRU oyuncak fabrikasının yatakhanesine gece saat 00.14 sularında yapılan baskın sonrası 100’ü aşkın Uygur Türkü katledilmiştir. 23 Haziran 2009 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın Çin ziyareti akabinde böyle bir olayın gerçekleşmesi manidardır. 2002 yılında Sayın Devlet Bahçeli’nin Kaşgar ziyareti sonrası onbinlerce tarihi eserin yakılıp dil yasağına gidilmesi hafızalarda iken Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti sonrası Uygur Türklerine karşı girişilen bu katliama dair Dışişleri Bakanlığı’nın cevabı nedir? Sayın Başbakan bu konu hakkında ne söyleyecektir? Hükümet Çin’le ilişkilerinde hala hiç bir şey olmamış gibi mi davranacaktır? Bu olayla ilgili Çin elçisi Dışişleri Bakanlığı tarafından uluslar arası esaslara göre dinlenilmiş midir? Oradaki kardeşlerimize bir an önce yardım edilmesi ve uluslar arası-yerli insan hakları örgütlerini harekete geçmeye çağırıyoruz.</p>
<p> </p>
<p>Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine mezalimi sürdükçe ÇİN DEVLETİ TÜRK MİLLETİ İÇİN DÜŞMANDIR. Çin’den resmi bir açıklama bekliyoruz. Uygar ve özgür dünyayı göreve çağırıyor ve bu katliama seyirci kalmamalarını istiyoruz.Büyük Birlik Partisi Doğu Türkistan Davasını UNUTMAYACAK VE UNUTTURMAYACAKTIR”</p>
<p> </p>
<p>Genel Başkanımız Yalçın Topçu Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkan Yardımcısı Hayrullah Efendigil’i arayarak katliamda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.</p>
<p><strong>Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği’nin</strong> <strong>7 Temmuz 2009 Salı günü saat 14.00’de Çin Büyükelçiliği önünde düzenleyeceği protesto gösterisine katılacağını belirten Genel Başkanımız tüm siyasi partileri bu gösteriye katılmaya davet etti.     </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.anadolubulteni.com/2009/07/06/bbp-genel-baskani-yalcin-topcudan-uygur-turklerine-destek/haberi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
